
Bağ-Kur (4/B) 2025 Sosyal Güvenlik Sisteminin Analizi
Bağ-Kur (4/B) 2025 Sosyal Güvenlik Sisteminin Analizi. Bu rapor, Türkiye sosyal güvenlik sistemi içerisinde bağımsız çalışanların güvencesi olarak kurulan ve günümüzde 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/B statüsüyle temsil edilen Bağ-Kur sistemini derinlemesine incelemektedir. Çalışma, sistemin tarihsel evrimini, prim ve emekli aylığı hesaplama esaslarını, hukuki karmaşıklıklarını ve özellikle 2025 ile 2026 yılları için öngörülen maliyet ve kritik yasal reform beklentilerini (7200 gün eşitlemesi) aktüeryal ve hukuki perspektiften analiz etmektedir.
Bölüm 1: Bağ-Kur Sisteminin Tarihsel ve Hukuki Temelleri
1.1. Kuruluş ve Sistemin Amaçsal Genişlemesi (1971-2006)
Bağ-Kur, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu olarak 1971 yılında 1479 sayılı Kanun ile kurulmuştur. Temel amacı, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına çalışan esnaf, sanatkâr ve serbest meslek sahiplerini sosyal güvence kapsamına almaktı. Kurum, başlangıçta bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi, mali ve idari bakımdan özerk bir kamu tüzel kişiliği olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı faaliyet göstermiştir. Kurumun mali ve idari özerkliğe sahip olduğu bu dönem, kendi fonlarını yönettiği ve sigorta risklerini bağımsız olarak değerlendirdiği bir yapıya işaret etmektedir.
Tarihsel süreçte Bağ-Kur’un kapsamı, çeşitli bağımsız çalışan gruplarını içerecek şekilde genişletilmiştir:
- Muhtarlar: 29 Ağustos 1977 tarih ve 2108 sayılı Kanunla Köy ve Mahalle Muhtarları, bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmamaları şartıyla 4/B kapsamına alınmıştır.
- Çiftçiler: 17 Ekim 1983 tarih ve 2926 sayılı Kanunla, kırsal kesimde bağımsız çalışan çiftçiler de sosyal güvenlik kapsamına dahil edilmiştir.
- Yurtdışı Türk Vatandaşları: 8 Mayıs 1985 tarih ve 3201 sayılı Kanunla, yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen sürelerinin sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilmesi ile ilgili hizmetler de Bağ-Kur tarafından yerine getirilmiştir.
1.2. Sosyal Güvenlik Kurumlarının Birleşmesi ve 4/B Statüsünün Yasal Konumu
2006 yılında, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile Türkiye’deki tüm sosyal güvenlik kurumları (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirilmiş ve Bağ-Kur tüzel kişiliğinin varlığına son verilmiştir. Günümüzde Bağ-Kur olarak anılan sigortalılık şekli, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında düzenlenmektedir ve bu sebeple 4/B olarak adlandırılmaktadır.
Kuruluş dönemindeki mali ve idari özerkliğin birleşme sonrası kaybedilmesi, 4/B statüsünün SGK’nın merkezi bütçesiyle entegre olmasını sağlamıştır. Bu entegrasyon, prim eşitlemesi gibi büyük maliyeti olan sosyal güvenlik reformlarının uygulanabilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın doğrudan kontrolünü ve onayını gerektiren bir yapıya yol açmıştır. Dolayısıyla, 4/B’yi etkileyen yasal reformlar artık sadece sosyal bir politika değil, aynı zamanda makroekonomik istikrarın sürdürülmesine yönelik bir finansal düzenleme aracı olarak da değerlendirilmektedir.
4/B zorunlu sigortalılığının sona erme halleri, statünün doğası gereği farklılık gösterir. Örneğin, gelir vergisinden muaf olan esnaf ve sanatkâr siciline bağlı kişilerin 4/B sigortalılıkları, sicil kaydının silinmesiyle sona erer. Benzer şekilde, jokey ve antrenörlerin veya yönetim kurulu üyelerinin sigortalılıkları da görevlerinin sona ermesiyle son bulmaktadır.Ayrıca, zorunlu 4/A (SSK) statüsünü gerektiren bir işverene bağlı çalışma durumunun ortaya çıkması, zorunlu 4/B sigortalılığını sona erdirir.
Bu statünün karmaşık hukuki geçmişi (1479, 2926, 2108 sayılı eski kanunlar), günümüzdeki emekli aylığı hesaplama sürecinde karşılaşılan zorlukların temelini oluşturur. Aktüeryal değerlendirmelerde, geçmişteki yasal farklılıkların yarattığı eşitsizlikleri gidermek amacıyla üç ayrı döneme ait formülün kullanılması zorunluluğu, bu tarihsel çeşitliliğin kaçınılmaz bir sonucudur.
Bölüm 2: 4/B Statüsünde Özel Durumlar ve Hukuki Uyuşmazlıklar
2.1. Şirket Ortaklarının Zorunlu 4/B Statüsü ve Çakışma Kuralları
Türk Ticaret Kanunu’na göre limited şirket (Ltd. Şti.) ortakları ile anonim şirket (A.Ş.) yönetim kurulu üyeleri ve belirli pay sahipleri zorunlu 4/B sigortalılığına tabidir.
Sosyal güvenlik mevzuatında, sigortalılık statülerinin çakışması durumunda bir öncelik kuralı uygulanır. Şirket ortaklıklarında, kişinin gerçek ekonomik faaliyet statüsü (ortaklık) öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, pay sahibi olduğu anonim şirketten 4/1-a (SSK) statüsünde ücretli olarak bildirim yapılan bir kişinin bu bildirimleri sehven yapılmış kabul edilir. Sehven bildirilen 4/1-a SGK primlerinin 4/1-b sigorta statüsüne devredilmesi gerekmektedir.
Yasaların bu şekilde 4/B statüsüne öncelik vermesi, esasen yasal sistemin tahsilat düzenini korumayı amaçlar. 4/A primleri işverene bağlı ve denetimi kolay bir mekanizma iken, 4/B primleri sigortalının kendi beyan ve ödeme düzenliliğine bağlıdır. Hukuk, kişinin gerçek faaliyetinden kaynaklanan bağımsız statüsünü (ortaklık) öne çıkararak, sosyal güvenlik yükümlülüğünün doğru statü üzerinden yerine getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
2.2. Köy ve Mahalle Muhtarlarının Özel Sigortalılık Durumu
Köy ve mahalle muhtarları için özel sigortalılık şartları 2108 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, başka bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmayan veya herhangi bir kurumdan aylık/gelir almayan muhtarlar zorunlu 4/B sigortalısı olarak kabul edilir. Muhtarlık görevinin başlaması, muhtar seçildiklerine dair mazbatalarını ilgili seçim kurulundan aldıkları tarih itibarıyla gerçekleşir ve bu durum il veya ilçe mülki amirliklerince 15 gün içinde SGK’ya bildirilir.
Muhtarların sigortalılığı, 4/A statüsünde hizmet akdi ile çalışmaya başlamaları durumunda, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sona ermiş sayılır. Muhtarlık sürelerinin borçlanılması ise tarihsel olarak mevcuttu (1479 sayılı Kanun gereği), ancak bu imkân 5754 sayılı Kanun ile 8 Mayıs 2008 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
2.3. Hizmetlerin Durdurulması ve İhyası
4/B statüsünde prim borcunu ödemeyen sigortalıların hizmetleri, SGK tarafından yasal düzenlemeler çerçevesinde durdurulmaktadır. Bu işlem, genellikle prim ödemelerinin karşıladığı ayın sonu itibarıyla (76) terk koduyla gerçekleştirilir. Hizmet durdurma, sigortalının talebine istinaden veya yasal süreler (iki veya dört aylık ödeme süresi) beklenilerek yapılabilir.
Durdurulan hizmet sürelerinin emeklilik için geçerli sayılması amacıyla, sigortalı veya hak sahipleri tarafından bu sürelerin toptan ödenerek canlandırılması süreci, ihya mekanizmasıdır (4B Kapsamında Toptan Ödeme İhyası).
İhya mekanizması, özellikle yaklaşan büyük sosyal güvenlik reformları bağlamında kritik bir rol üstlenir. 2026 yılı için beklenen 7200 gün prim eşitleme düzenlemesi, prim gün sayısını aniden tamamlama eşiğine gelen milyonlarca esnaf için önemli bir fırsat yaratacaktır. Ancak bu esnafın büyük bir kısmı geçmiş borçları nedeniyle dondurulmuş (ihya edilebilir) hizmete sahiptir. Durdurulan Bağ-Kur hizmetlerini ihya etmesi halinde emeklilik hakkı kazanacak sigortalılar için, SGK’nın Ziraat Bankası gibi kurumlarla kredi anlaşmaları yapması , ihya yükünün finansal olarak yönetilmesini sağlayan önemli bir politika aracıdır. Bu finansal destek, 2026 reformunun sosyal etkisini maksimize etme potansiyeli taşımaktadır.
Bölüm 3: Bağ-Kur Primlerinin Hesaplaması, Maliyet Analizi ve Teşvikler (2025 Verileri)
3.1. Prim Yapısı ve 2025 Yılı Hesaplama Bazı
4/B sigortalılarının ödeyeceği prim, sigortalının kendi belirlediği prime esas kazancın (SPEK) %34,5’idir. Bu oran, Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortası (MYÖ) ile Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini içerir. Primin en alt sınırı, o yıl geçerli olan brüt asgari ücret üzerinden hesaplanır.
2025 yılı için belirlenen asgari ücret verileri, Bağ-Kur prim maliyetlerinin hesaplanmasında baz teşkil etmektedir:
- 2025 Yılı Brüt Asgari Ücret: 26.005,50 TL.
- 2025 Yılı Net Asgari Ücret: 22.104,67 TL.
Bu verilere göre, 2025 yılında bağımsız çalışanların ödeyeceği en düşük aylık prim tutarları aşağıdaki gibi gerçekleşmiştir:
- İndirimsiz Prim (Zorunlu): Brüt asgari ücret üzerinden %34,5 oranı uygulanır: 26.005,50×0.345=8.971,62 TL.
- İndirimli Prim (Düzenli Ödeme Teşviki ile): Primlerini yasal süresi içinde ve düzenli ödeyenler, 5 puanlık indirimden yararlanır. Bu durumda prim oranı %29,5 olur: 26.005,50×0.295=7.671,38 TL.
3.2. Prim Teşvikleri ve Maliyet Analizi
4/B sigortalılarına yönelik temel teşvik, düzenli ödeme yapılması halinde uygulanan 5 puanlık indirimdir. Bu indirim, isteğe bağlı sigortalılar ve muhtarlar hariç tüm 4/B sigortalıları için geçerlidir. 2025 yılı için bu indirim tutarı aylık 1.300,24 TL’dir, bu da küçük esnafın üzerindeki mali yükü önemli ölçüde hafifletmektedir.
Ancak, isteğe bağlı 4/B sigortalılarının bu 5 puanlık indirimden yararlanamaması, bu grubun (genellikle yurtdışı ikamet edenler veya zorunlu çalışması olmayanlar) prim maliyetini zorunlu sigortalılardan daha yüksek tutmaktadır. Bu durum, sisteme gönüllü olarak dahil olmak isteyen kitle için bir finansal caydırıcılık oluşturmaktadır.
Bağ-Kur (4/B) 2025 Sosyal Güvenlik Sisteminin Analizi. Ayrıca, 2025 yılında en düşük primin 7.671,38 TL seviyesine ulaşması, özellikle kâr marjı düşük olan küçük esnaf için ciddi bir zorunlu aylık maliyet teşkil etmektedir. Bu yüksek maliyet, prim ödeme zorunluluğunu erteleme (hizmet durdurma) veya kayıt dışı çalışmaya yönelme eğilimini artırma riski taşır. Hükümetin, 7200 gün eşitlemesini yalnızca “küçük esnaf” ile sınırlı tutma hedefi, bu kesimin artan maliyet baskısına karşı korunması ve sosyal politika hedeflerinin finansal sürdürülebilirlikle dengelenmesi ihtiyacından kaynaklanmaktadır.
Tarım Bağ-Kur sigortalıları için ise farklı bir düzenleme mevcuttur. Tarım sigortalıları, hasat ve satış dönemlerindeki finansal farklılıklar nedeniyle, primlerini altı aylık dönemler halinde toplu ödeme imkânına sahiptirler. İlk altı aylık primlerin son ödeme tarihi 31 Temmuz, ikinci altı aya ait primlerin son ödeme tarihi ise takip eden yılın 31 Ocak günüdür.
Aşağıdaki tablo, 2025 yılı için en düşük Bağ-Kur prim maliyetlerini özetlemektedir:
2025 Yılı Bağ-Kur (4/B) Aylık Prim Maliyeti Gerçekleşmesi
| Prim Kalemi | 2025 Brüt Asgari Ücret Bazı (TL) | Oran (%) | Aylık Tutar (TL) |
| Zorunlu Prim (İndirimsiz) | 26.005,50 | 34.5% | 8.971,62 |
| En Düşük Prim (Düzenli Ödeme İndirimli) | 26.005,50 | 29.5% | 7.671,38 |
| Aylık İndirim Tutarı | N/A | 5.0% | 1.300,24 |
Bölüm 4: Emekli Aylığı Hesaplama Mekanizmaları ve Aktüeryal Değerlendirme
4.1. Emekli Aylığı Hesaplamasındaki Üç Ayrı Dönem
4/B emekli aylığı hesaplaması, SGK sistemi içerisindeki en karmaşık yapılardan biridir çünkü sigortalının prim ödeme dönemleri, üç farklı yasal ve aktüeryal döneme ayrılarak ağırlıklandırılmış bir ortalama ile hesaplanır.
Bu ayrımın temel nedeni, farklı dönemlerdeki kanunların (Mülga Bağ-Kur Kanunu, Geçiş Hükümleri ve 5510 Sayılı Kanun) aktüeryal dengeleri ve maaş bağlama oranlarını farklı şekillerde belirlemiş olmasıdır.
| Dönem | Temel Hesaplama Formülü | Kritik Aktüeryal Parametreler |
| 2000 Öncesi | Gösterge Rakamı x Aylık Bağlama Oranı (ABO) x Katsayı | Gösterge Rakamı |
| 2000 – 2008 Arası | Güncelleme Kat Sayısı x ABO | Güncelleme Katsayısı |
| 2008 Sonrası | Aylık Kazancın Ortalaması x Bağlanma Oranı | Prime Esas Ortalama Kazanç |
Özellikle 2008 sonrası dönemde maaş, doğrudan sigortalının beyan ettiği kazanç ortalamasına ve bağlanma oranına bağlıdır. Bu sistem, yüksekten prim ödemesi yapan esnafın yüksek emekli aylığı almasını sağlarken, minimumdan ödeme yapanların düşük maaş almasına neden olmaktadır.
4.2. Prim Düzenliliğinin Maaşa Etkisi ve Finansal Polarizasyon
Analizler, 4/B sigortalılarında düzensiz prim ödemelerinin maaş tutarını doğrudan ve olumsuz bir şekilde etkilediğini göstermektedir. Prim borçlarının birikmesi ve ihya edilmemesi, emeklilik için gerekli gün sayısını düşürmenin yanı sıra, ortalama kazancı düşürerek bağlanacak aylığı da azaltır.
2025 yılı için ortalama emekli maaş tahminleri incelendiğinde, 4/B statüsünün finansal olarak ne denli polarize olduğu anlaşılmaktadır :
- Bağkur (4B) Ortalama Emekli Maaşı: 15.500 – 60.000 TL.
- SSK (4A) Ortalama Emekli Maaşı: 16.000 – 50.000 TL.
4/B tavan maaşının 4/A’dan daha yüksek olması, bu sistemin yüksek gelir elde eden bağımsız çalışanları ödüllendirdiğini gösterir. Diğer yandan, 4/B taban maaşının (15.500 TL) 4/A tabanına yakın olması, özellikle asgari prim ödemesi yapan ve hayatını idame ettirmekte zorlanan küçük esnafın emeklilikte de benzer finansal zorluklarla karşılaştığını kanıtlamaktadır. Bu aşırı geniş maaş aralığı, yaklaşan 7200 gün reformunun sadece minimum ödeme yapan kesime odaklanmasının sosyal gerekçesini güçlendirmektedir.
Enflasyonun emekli aylığı hesaplaması üzerindeki kalıcı etkisi de dikkate alınmalıdır. 2008 sonrası hesaplamalar, Güncelleme Katsayısı ve Ortalama Kazanç gibi parametrelerle reel değeri korumayı amaçlasa da, eski dönem (2000 öncesi) hesaplamalarındaki Gösterge sisteminin enflasyona karşı düşük kalması, bu dönemden emekli olan 4/B’lilerin satın alma gücündeki erimeyi derinleştirmektedir.
Bölüm 5: 2025 ve 2026 Yılları İçin Mali ve Yasal Öngörüler
5.1. 2025 Maliyet Gerçekleşmeleri ve İdari Disiplin
2025 yılı, 4/B sigortalıları için hem maliyetlerin kesinleştiği hem de idari yükümlülüklerin sıkılaştırıldığı bir dönemdir. Yılın ilk yarısı için en düşük zorunlu aylık prim maliyeti (düzenli ödeme indirimi ile) 7.671,38 TL olarak gerçekleşmiştir.
Bu mali yükümlülüklerin yanı sıra, bağımsız çalışanlar için vergi ve bildirim süreçlerinde idari disiplin artırılmaktadır. 2025 yılı özel usulsüzlük cezalarındaki ciddi artışlar , bağımsız çalışanlara yönelik yasal yükümlülüklerin zamanında ve doğru yerine getirilmemesi durumunda karşılaşılabilecek cezai yaptırımların önemli ölçüde yükseldiğini göstermektedir. Bu durum, 2025 yılında finansal ve hukuki süreçlerde azami özenin gösterilmesini gerektirmektedir.
5.2. 2026 Yılı Ekonomik ve Prim Projeksiyonları
2026 yılı prim maliyetlerini tahmin etmek için mevcut ekonomik veriler ve Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri temel alınmıştır. 2025 brüt asgari ücreti 26.005,50 TL baz alınarak, enflasyon ve büyüme hedefleri doğrultusunda tahmini %35’lik bir artış öngörülmüştür.
2025-2026 Bağ-Kur Prim Maliyeti Öngörüsü
| Kalem | 2025 Gerçekleşen (Brüt Asgari Ücret) | 2026 Öngörülen (Tahmini Artış %35) | 2025 Min. Prim (İndirimli) | 2026 Min. Prim (İndirimli, Öngörü) |
| Tutar (TL) | 26.005,50 TL | 35.107,43 TL | 7.671,38 TL | 10.351,69 TL |
| Yıllık Toplam Maliyet | 312.066,00 TL | 421.289,16 TL | 92.056,56 TL | 124.220,28 TL |
Bu projeksiyonlara göre, 2026 yılında en düşük indirimli aylık Bağ-Kur priminin 10.300 TL seviyelerini aşması beklenmektedir. Bu artış, bağımsız çalışanlar üzerindeki mali yükü daha da ağırlaştıracaktır.
5.3. Beklenen Büyük Reform: 7200 Gün Prim Eşitlemesi
Bağ-Kur (4/B) 2025 Sosyal Güvenlik Sisteminin Analizi. Hükümetin gündemindeki en kritik yasal değişiklik, 4/B sigortalılarının emeklilik için gerekli olan prim gün şartının 9.000 günden 7.200 güne indirilmesi düzenlemesidir. Bu eşitleme, SSK’lılar (4/A) ile 4/B’liler arasındaki prim günü farkından kaynaklanan adaletsizliği gidermeyi ve esnafa yaklaşık 5 yıl daha erken emeklilik fırsatı sunmayı hedeflemektedir.
Hukuki Kapsam ve Takvim
Düzenleme için çalışmalar tamamlanmış olup, 2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulması beklenen torba yasaya dahil edileceği öngörülmektedir.
Ancak, bu reformun kapsamı finansal yükümlülükleri kontrol altında tutmak amacıyla sınırlı tutulmuştur. Bu düzenleme, tüm 4/B sigortalılarını kapsamayacak, yalnızca “küçük esnaf” olarak tanımlanan grubu hedefleyecektir. Araştırmalar, bu tanımın berber veya bakkal gibi, yanında 10-15 kişiden az personel çalıştıran küçük ölçekli işletmeleri kapsayacağını göstermektedir.
Reform, prim gün sayısını düşürse de, emeklilik için aranan yaş şartını değiştirmeyecektir. Bu nedenle, 7.200 prim gün sayısını tamamlayan Bağ-Kur’lu kadın sigortalılar 58, erkek sigortalılar ise 60 yaşında emekli olabilecektir. Bu kısıtlama, düzenlemenin EYT benzeri geniş bir etki yaratmasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.
Yasal Belirsizlik ve Risk Yönetimi
Düzenlemenin 2026’nın ilk çeyreğinde yasalaşma beklentisi, esnafın prim ödeme davranışlarında değişikliklere yol açabilir. Özellikle, düzenlemenin yasalaşmasını bekleyen birçok esnaf, 2025 yılı prim ödemelerini erteleyebilir ve ihya mekanizmasını kullanmak üzere toplu ödeme hazırlığına girişebilir. Bu durum, kısa vadede SGK’nın prim tahsilatlarında düşüş riskine yol açarken, yasanın çıkmasıyla birlikte büyük bir ihya ve toplu prim ödeme akışını tetikleyecektir.
Bağ-Kur (4/B) 2025 Sosyal Güvenlik Sisteminin Analizi. Ayrıca, yasa metninde “küçük esnaf” tanımının net ve ölçülebilir kriterlerle (örneğin çalışan sayısı, ciro veya vergi mükellefiyet türü) belirlenmemesi durumunda, kapsam dışı kalan 4/B sigortalıları arasında hukuki uyuşmazlıkların ve yargı yoluyla eşitlik taleplerinin artması beklenmektedir. Hükümetin, mali yükü kontrol etmek için tanımı dar tutma eğilimi, bu hukuki riskleri beraberinde getirmektedir.
Öngörülen 7200 Gün Prim Eşitlemesi Düzenlemesinin Temel Parametreleri (2026)
| Parametre | Mevcut Durum (Genel 4/B) | Öngörülen Düzenleme (Küçük Esnaf) | Hukuki Etkisi | Tahmini Yasalaşma Takvimi |
| Gerekli Prim Günü | 9000 Gün (25 Yıl) | 7200 Gün (20 Yıl) | 5 yıl erken emeklilik | 2026 Q1 TBMM |
| Kapsanan Kitle | Tüm Bağımsız Çalışanlar | Çalışan sayısı veya ölçeğe göre sınırlı esnaf | Kapsam daraltılarak mali yük kontrol ediliyor | N/A |
| Yaş Şartı Değişikliği | Yok | Yok (58/60 Yaş Devam) | EYT benzeri bir yolu engelliyor | N/A |
Değerlendirme
Bağ-Kur (4/B) 2025 Sosyal Güvenlik Sisteminin Analizi. Bağ-Kur (4/B) sosyal güvenlik sistemi, tarihsel olarak geniş bir bağımsız çalışan kitlesini güvence altına almasına rağmen, yüksek maliyet baskısı, karmaşık emekli aylığı hesaplama mekanizmaları ve prim günü eşitsizliği gibi yapısal sorunları sürdürmektedir. 2025 yılında asgari prim maliyetlerinin 7.671 TL seviyesine yükselmesi, küçük esnaf üzerindeki finansal baskıyı artırarak kayıt dışı veya borçlu çalışma eğilimini desteklemektedir.
2026 yılının ilk çeyreğinde beklenilen 7200 gün prim eşitlemesi reformu, hedeflenen küçük esnaf kesimi için 5 yıl erken emeklilik imkânı sunarak önemli bir kazanım teşkil edecektir. Ancak, bu düzenlemenin kapsamının dar tutulması ve tüm 4/B sigortalılarını kapsamaması, genel kitlede sigorta statüleri arasındaki eşitsizlik algısını tamamen ortadan kaldırmayacaktır.
Aktüeryal açıdan bakıldığında, 4/B emekli aylıklarındaki aşırı finansal polarizasyon (15.500 TL – 60.000 TL), bu statünün farklı gelir seviyelerini barındırması nedeniyle politika yapıcıların sübvansiyonları dar bir hedef kitleye yönlendirmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Sigortalılara Yönelik Temel Öneriler:
Mali Disiplin: Zorunlu prim ödeme indirimi (%5 puan) teşvikinden yararlanmak için primlerin yasal süresi içinde düzenli olarak ödenmesi büyük önem taşımaktadır.
Finansal Planlama: Durdurulmuş Bağ-Kur hizmetlerine sahip sigortalıların, 2026 reform takvimi doğrultusunda ihya maliyetlerini öngörmek ve ihya hakkını kullanabilmek için finansal kaynakları (kredi dahil) planlaması kritik önem taşımaktadır. 7200 gün eşiğini tamamlayan esnafın, ihya ile geçmiş borçlarını kapatması, reformun sağladığı erken emeklilik fırsatından yararlanmanın ön koşulu olacaktır.
Hukuki Kapsam Takibi: 7200 gün düzenlemesinin yasalaşma sürecinde “küçük esnaf” tanımının netleştirilmesi ve bu tanımın hukuki sonuçları, olası mağduriyetleri önlemek adına yakından takip edilmelidir.