Vakıf ve Dernek Kurulumunda 7 Temel Hukuki Adım

Vakıf ve Dernek Kurulumunda 7 Temel Hukuki Adım


Vakıf ve Dernek Kurulumunda 7 Temel Hukuki Adım. Türk hukuk sisteminde sivil toplumun kurumsallaşması, anayasal bir hak olan örgütlenme özgürlüğünün (Anayasa md. 33) somutlaşmış halidir. Demokratik toplum düzeninin vazgeçilmez unsurları olan sivil toplum kuruluşları (STK), hukuki nitelikleri itibarıyla “kişi topluluğu” (Dernekler) ve “mal topluluğu” (Vakıflar) olmak üzere iki ana eksende yapılanmıştır. Bu kapsamlı rapor, Türkiye’de bir sivil toplum örgütü kurmayı hedefleyen hukukçular, müteşebbisler, hayırseverler ve sivil toplum profesyonelleri için hazırlanmış olup, kuruluş sürecini yedi temel hukuki adımda, 2025 yılı mevzuat değişiklikleri, güncel parasal hadler ve yargı içtihatları ışığında derinlemesine incelemektedir.

Raporda, Türk Medeni Kanunu (TMK), 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri merkeze alınarak, sadece prosedürel adımlar değil, bu adımların arkasındaki hukuk felsefesi ve stratejik karar alma süreçleri analiz edilmiştir. Özellikle 2025 yılı itibarıyla vakıf kuruluş asgari mal varlığının 2.000.000 TL’ye yükseltilmesi, defter tutma hadlerindeki güncellemeler ve dijitalleşen bürokrasi (DERBİS) entegrasyonu, raporun güncel veri omurgasını oluşturmaktadır.

Türk Hukukunda Örgütlenme Özgürlüğü ve İkili Yapı

Sivil toplum, devlet otoritesinin dışında, bireylerin ortak amaçlar doğrultusunda gönüllü olarak bir araya geldiği, kar amacı gütmeyen organizasyonlar bütünüdür. Türk hukukunda bu alan, Roma hukukundan tevarüs eden iki temel kavram üzerine inşa edilmiştir: Universitas Personarum (Kişi Topluluğu – Dernek) ve Universitas Bonorum (Mal Topluluğu – Vakıf). Bu iki yapı, her ne kadar “sivil toplum kuruluşu” şemsiyesi altında toplansa da, ontolojik varlık sebepleri, kuruluş prosedürleri ve yönetim dinamikleri açısından taban tabana zıt özellikler gösterirler.

Dernekler, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmeleriyle oluşur. Burada asli unsur “insan”dır. Derneğin iradesi, üyelerin oluşturduğu Genel Kurul’da tecelli eder ve bu irade zamanla değişebilir, dönüşebilir.

Vakıflar ise, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan, tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. Vakıfta asli unsur “mal” ve “amaç”tır. Vakıf kurulduktan sonra, kurucunun iradesi donar ve vakıf senedinde belirlenen kurallar çerçevesinde, mal varlığı o amaca hizmet etmeye devam eder. Vakıfta “üye” yoktur, “yararlanıcı” ve “yönetici” vardır.

Bu rapor, bu iki yapının kuruluş serüvenini, hazırlık aşamasından tüzel kişiliğin kazanılmasına ve sürdürülebilir işletim sisteminin kurulmasına kadar olan süreçte, yedi stratejik adımda ele alacaktır.

1- Hukuki Statü Tercihi ve Kurucu İrade (Stratejik Hazırlık)

Bir sivil toplum örgütü kurma fikri doğduğunda atılması gereken ilk ve en kritik adım, amaca en uygun hukuki kılıfın seçilmesidir. Bu aşama, bir niyet beyanından öte, organizasyonun gelecekteki operasyonel kabiliyetini, mali yükümlülüklerini, karar alma hızını ve devletle olan ilişkilerini belirleyen temel stratejik karardır. Yanlış statü tercihi, ileride telafisi güç yönetsel krizlere ve mali külfetlere yol açabilir.

1.1. Kişi Topluluğu vs. Mal Topluluğu: Derinlemesine Analiz

Karar vericilerin, “Dernek mi, Vakıf mı?” sorusuna yanıt verirken aşağıdaki parametreleri dikkate almaları elzemdir:

  • Yönetim Dinamiği ve Demokrasi: Dernekler, demokratik yapılardır. Üyeler, derneğin sahibidir ve genel kurulda oy kullanarak yönetimi değiştirebilir, hatta tüzüğü tadil ederek derneğin amacını farklılaştırabilirler. Eğer amaç, geniş kitleleri mobilize etmek, tabana yayılmak, üye aidatlarıyla finansman sağlamak ve katılımcı bir yapı kurmaksa (örneğin hemşeri dernekleri, spor kulüpleri, hak temelli savunuculuk örgütleri), Dernek doğru tercihtir.
  • İradenin Sürekliliği ve Statik Yapı: Vakıflar ise oligarşik veya meritokratik yönetim modellerine daha yakındır. Vakıf senedinde belirlenen amaç ve yönetim şekli, sonradan değiştirilmesi çok zor (neredeyse imkansız) kurallara bağlanır. Kurucu, vakfı kurarken belirlediği Mütevelli Heyet yapısı ile kontrolü elinde tutabilir veya kendi belirlediği prensiplerin kıyamete kadar sürmesini garanti altına alabilir. Eğer amaç, bir mal varlığının gelirini (örneğin bir iş hanı, yüklü bir nakit) sürekli bir hayır işine tahsis etmek ve bu amacın popülist genel kurul kararlarıyla sapmasını engellemekse, Vakıf tek doğru tercihtir.

Stratejik İçgörü: Bir iş insanı, kendi servetini kullanarak bir eğitim kurumu açmak ve kendi belirlediği eğitim felsefesinin ölümünden sonra da devam etmesini istiyorsa Vakıf kurmalıdır. Ancak aynı iş insanı, sektördeki diğer meslektaşlarıyla bir araya gelip sektörel sorunları çözmek için lobi yapmak istiyorsa Dernek kurmalıdır.

1.2. Kurucu Sayısı ve Nitelikleri

Mevzuat, iki yapı için farklı asgari kurucu sayıları ve nitelikleri öngörmüştür:

  • Derneklerde Kurucu Sayısı: Türk Medeni Kanunu (TMK) Madde 56 ve Dernekler Kanunu uyarınca, dernek kurabilmek için fiil ehliyetine sahip en az 7 (yedi) gerçek veya tüzel kişinin bir araya gelmesi şarttır. Bu sayı, kuruluş bildirim anında sağlanmalı ve derneğin devamlılığı süresince korunmalıdır. Sayının 7’nin altına düşmesi ve belirli bir sürede tamamlanamaması, derneğin kendiliğinden sona erme (infisah) sebebidir.
  • Vakıflarda Kurucu Sayısı: Vakıf kurmak için asgari bir kişi sayısı şartı yoktur. Tek bir gerçek kişi veya tek bir tüzel kişi, mal varlığını özgüleyerek vakıf kurabilir. Ancak, vakıf senedinde yönetim, denetim ve icra organlarının oluşturulabilmesi için pratikte birden fazla kişiye ihtiyaç duyulur veya dışarıdan profesyonel yönetici atanması gerekir.

Özel Durum: Çocuk Dernekleri Dernekler Yönetmeliği ve TMK, örgütlenme özgürlüğünü çocuklara da genişletmiştir. 15 yaşını bitirmiş ve ayırt etme gücüne sahip küçükler, yasal temsilcilerinin yazılı izni ile çocuk dernekleri kurabilirler. 12 yaşını bitirmiş küçükler ise üye olabilirler. Ancak, çocuk derneklerinde 18 yaşından büyüklerin kurucu veya üye olması yasaktır; bu durum “büyüklerin çocukları paravan olarak kullanmasını” engellemek içindir.

1.3. Kamusal İlişkiler ve 5072 Sayılı Kanun Kısıtlamaları

Kurucuların dikkat etmesi gereken en önemli hususlardan biri de, devlet ile olan mesafedir. 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun, sivil toplumun “sivilliğini” korumak ve kamu gücünün istismarını önlemek için sert kısıtlamalar getirmiştir:

  • İsim Yasağı: Dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamazlar (Örn: “Emniyet Müdürlüğü Güçlendirme Vakfı” kurulamaz).
  • Mekan Yasağı: Kamu hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremezler.
  • Personel Yasağı: Kamu görevlileri, unvanlarını kullanarak bu kuruluşların organlarında görev alamazlar.
  • Yardım Toplama: Kamu hizmetleriyle ilgili olarak vatandaşlardan zorunlu bağış veya katkı payı adı altında ücret talep edemezler.
  • Kaynak Aktarımı: Kamu bütçesinden bu kuruluşlara doğrudan kaynak aktarılamaz, maaşlardan kesinti yapılamaz.

Bu yasaklar, kurucu iradenin şekillenmesinde belirleyicidir. Eğer kuruluş amacı, bir kamu kurumunu (okul, hastane vb.) desteklemek ise, bu desteklemenin 5072 sayılı Kanun’a takılmayacak şekilde, tamamen bağımsız ve gönüllülük esasına dayalı kurgulanması gerekir.

2- Temel Düzenleyici Metnin İnşası (Tüzük ve Vakıf Senedi)

İkinci adım, organizasyonun “anayasa”sının yazılmasıdır. Dernekler için “Tüzük”, vakıflar için “Vakıf Senedi” olarak adlandırılan bu metinler, kurumun iç işleyişini, yetki dağılımını, amaçlarını ve kırmızı çizgilerini belirler. İyi hazırlanmamış bir tüzük veya senet, kurumun doğmadan ölmesine veya sürekli hukuki ihtilaflarla boğuşmasına neden olur.

2.1. Dernek Tüzüğünün Zorunlu Unsurları ve Tasarım İlkeleri

Bir dernek tüzüğü, Dernekler Kanunu Madde 4 ve Yönetmelik hükümlerine göre aşağıdaki unsurları mutlak surette içermelidir:

  1. Derneğin Adı ve Merkezi: Açık, anlaşılır, Türkçe ve başka bir dernekle karışıklığa yol açmayacak özgünlükte olmalıdır.
  2. Derneğin Amacı ve Bu Amacı Gerçekleştirmek İçin Sürdürülecek Çalışma Konuları: Tüzüğün en kritik maddesidir. Dernekler, tüzüklerinde yazmayan bir konuda faaliyet gösteremezler. Örneğin, tüzüğünde “afet yardımı” yazmayan bir eğitim derneği, deprem bölgesine yardım götürdüğünde hukuken “amaç dışı faaliyet” yapmış sayılır ve yöneticileri sorumluluk altına girer. Bu nedenle çalışma konuları maddesi, gelecekteki olası faaliyetleri de kapsayacak genişlikte (ancak kanuna aykırı olmayacak şekilde) yazılmalıdır.
  3. Üyelik Şartları: Kimlerin üye olabileceği, giriş aidatı ve yıllık aidat miktarları (veya bunların nasıl belirleneceği) netleştirilmelidir.
  4. Genel Kurul Toplanma Şekli ve Zamanı: Olağan genel kurulun en geç 3 yılda bir yapılması zorunludur. Tüzükte bu süre 1 yıl, 2 yıl veya 3 yıl olarak belirlenebilir. Toplantı usulü, çağrı yöntemi (SMS, e-posta, web sitesi ilanı vb.) detaylandırılmalıdır.
  5. Zorunlu Organların Oluşumu: Yönetim Kurulu (en az 5 asil, 5 yedek) ve Denetim Kurulu (en az 3 asil, 3 yedek) tüzükte açıkça belirtilmelidir. Bu sayılar asgari olup, tüzükle artırılabilir ancak azaltılamaz.
  6. Şube ve Temsilcilik: Derneğin şube açıp açamayacağı, açacaksa şubelerin genel kurulda nasıl temsil edileceği yazılmalıdır.
  7. Fesih ve Tasfiye: Derneğin feshi halinde mal varlığının kime (genellikle benzer amaçlı başka bir derneğe veya Kızılay gibi kurumlara) devredileceği belirtilmelidir. Belirtilmezse devlet (Hazine) el koyabilir veya mahkeme kararıyla benzer amaçlı en yakın derneğe devredilir.

Hukuki İpucu: Tüzükte “Genel Kurul, Yönetim Kurulu tarafından belirlenen yer, gün ve saatte toplanır” gibi esnek ifadeler kullanmak, ileride yer ve zaman değişikliklerinde tüzük değişikliği yapma zorunluluğunu ortadan kaldırır.

2.2. Vakıf Senedinin “Değişmezlik” İlkesi ve Önemi

Vakıf senedi, “resmi senet” niteliğinde olup noterde düzenlenir. Vakıflarda “Genel Kurul” gibi tüzüğü değiştirebilecek dinamik bir organ bulunmadığından (Mütevelli Heyet kararları ile senet değişikliği mahkeme onayı gerektiren çok zorlu bir süreçtir), senet metni kuruluş aşamasında mükemmel kurgulanmalıdır.

  • Amaç Unsuru: Vakfın amacı; hukuka uygun, belirli, anlaşılabilir ve süreklilik arz etmelidir. “Her türlü hayır işi yapmak” gibi muğlak amaçlar, vakfın tescilinin reddedilmesine neden olabilir. Amaç, vakfın özgüllenen mal varlığı ile gerçekleştirilebilir nitelikte olmalıdır.
  • Mal Varlığı: Vakfa tahsis edilen (özgülenen) mal varlığının cinsi, değeri ve gelir getirme potansiyeli senette açıkça yazılır.
  • Yönetim Organları: Vakfın kimler tarafından yönetileceği, yöneticilerin nasıl seçileceği, görev süreleri, toplantı yeter sayıları senette detaylandırılmalıdır. Vakıflarda genellikle “Mütevelli Heyet” (en üst karar organı) ve “Yönetim Kurulu” (icra organı) ikili yapısı tercih edilir.
  • Yasaklar: Anayasa’nın temel ilkelerine, milli birliğe aykırı, ırk veya cemaat ayrımı gözeten vakıflar kurulamaz. Türkiye Cumhuriyeti’nde “cemaat vakfı” kavramı sadece Lozan Antlaşması ile tanınan gayrimüslim azınlık vakıfları için geçerlidir; yeni bir cemaat vakfı kurulması hukuken mümkün değildir.

3- Mal Varlığı Özgüleme ve Sermaye Teşekkülü (Finansal Temel)

Üçüncü adım, hukuki yapının ekonomik temelinin atılmasıdır. “Parasız vakıf olmaz, parasız dernek yürümez” ilkesi, bu adımın özetidir.

3.1. Vakıflarda Asgari Kuruluş Mal Varlığı (2025 Yılı Hadleri)

Vakıflar Genel Müdürlüğü, her yıl Vakıflar Meclisi kararıyla yeni kurulacak vakıflar için “amaçlarına özgülenecek asgari mal varlığı” tutarını belirler. Bu tutar, vakfın ciddiyetini ve amacını gerçekleştirme kapasitesini test eden bir bariyer niteliğindedir.

Güncel Veri: 2025 yılı için yeni vakıfların kuruluşunda asgari mal varlığı 2.000.000 TL (İki Milyon Türk Lirası) olarak belirlenmiştir.

Bu tutar nakit olabileceği gibi, değeri SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanlarınca veya mahkeme bilirkişilerince tespit edilmiş taşınmaz veya menkul kıymetler de olabilir. Ancak nakit dışı varlıkların değerlemesi süreci uzatacağı için genellikle nakit kuruluş tercih edilir.

Banka Blokaj Süreci: Kurucular, 2.000.000 TL’yi vakıf adına açılacak geçici bir hesaba yatırmalıdır. Banka, paranın vakıf tüzel kişilik kazanana kadar bloke edildiğine dair resmi bir yazı verir. Bu yazı, mahkeme tescil dosyasının olmazsa olmazıdır. Tescil kararı kesinleşip Vakıflar Genel Müdürlüğü siciline kayıt yapıldıktan sonra blokaj çözülür ve para vakfın kullanımına açılır.

3.2. Derneklerde Mali Başlangıç ve Aidat Politikası

Dernek kuruluşunda yasal bir asgari sermaye şartı yoktur. Teorik olarak 0 TL ile dernek kurulabilir. Ancak pratikte; kira, noter, defter, damga vergisi, mühür gibi kuruluş giderlerinin karşılanabilmesi için kurucuların bir havuz oluşturması gerekir.

Tüzükte belirlenen “Giriş Aidatı” ve “Yıllık Aidat”, derneğin ilk resmi gelirleridir. Dernekler, üyelerinden aidat toplama yetkisine yasa gereği sahiptir ve bunun için ayrıca izin almazlar. Ancak “bağış toplama” ile “yardım toplama” kavramları karıştırılmamalıdır. Dernekler, kendi üyelerinden serbestçe bağış alabilirken, halktan (üye olmayanlardan) yardım toplamak için 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu’na göre Valilikten izin almak zorundadırlar (Kamu yararına çalışan dernekler ve bazı istisnalar hariç).

İktisadi İşletme Kurma Opsiyonu: Vakıf ve dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek için gelir getirici ticari faaliyetlerde bulunmak isterlerse (kurs açmak, kitap satmak, lokal işletmek, ürün pazarlamak vb.), ana tüzel kişilikten ayrı bir vergi kimlik numarasına sahip “İktisadi İşletme” kurmak zorundadırlar. İktisadi işletmeler, Kurumlar Vergisi, KDV ve diğer tüm ticari vergilere tabidir. Bu yapı, haksız rekabeti önlemek amacıyla getirilmiştir.

4- Resmi Başvuru ve Şekil Şartları (Bürokratik Süreç)

Dördüncü adım, hazırlanan metinlerin ve toplanan varlığın resmi makamlara sunulmasıdır. Bu aşamada dernekler ve vakıflar tamamen farklı yollar izler.

4.1. Vakıflar İçin Noter Onayı (Resmiyet Kazandırma)

Vakıf senedinin düzenlenmesi, TMK’ya göre “resmi şekil” şartına tabidir. Kurucular, hazırladıkları vakıf senedi taslağı ile notere başvururlar. Noter, senedi “düzenleme şeklinde” (resen) hazırlar. Tüm kurucuların noter huzurunda senedi imzalaması gerekir.

  • Gerekli Belgeler: Kurucuların kimlikleri, (tüzel kişi ise) yetki belgeleri, 2.000.000 TL’lik banka blokaj yazısı, varsa gayrimenkul tapuları.
  • Maliyet: Noter masrafı, senedin sayfa sayısına ve içerdiği taahhütlerin değerine göre değişmekle birlikte, 2024-2025 tarifelerine göre ortalama 5.000 – 10.000 TL aralığında değişebilir (sayfa sayısı arttıkça artar).

4.2. Dernekler İçin Mülki İdareye Bildirim (Tüzel Kişiliğin Doğumu)

Dernekler, “izin sistemi” ile değil “bildirim sistemi” ile kurulur. Bu, idarenin keyfiyetini engelleyen demokratik bir kazanımdır.

Başvuru Yeri: Dernek merkezinin bulunduğu ildeki Valilik (İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü) veya ilçedeki Kaymakamlık.

Gerekli Belgeler Listesi:

  1. Kuruluş Bildirimi Formu (EK-2): Tüm kurucular tarafından eksiksiz doldurulup imzalanmış. Bu formda, geçici yönetim kurulu başkanının DERBİS şifresi alabilmesi için iletişim bilgileri de yer alır.
  2. Dernek Tüzüğü: Her sayfası tüm kurucular tarafından imzalanmış 1 adet asıl nüsha (Mülki idareler dijital tarama yaptığı için sayı düşmüştür, ancak yedekli gitmekte fayda vardır).
  3. Yerleşim Yeri Belgesi: Dernek merkezinin tapu fotokopisi veya kira kontratı. Eğer dernek merkezi mesken (ev) olarak görünen bir yerde kurulacaksa, apartmandaki tüm kat maliklerinin oy birliği ile verdiği “muvafakatname” şarttır. İş hanlarında bu şart aranmaz.
  4. Tüzel Kişi Kurucular İçin: Tüzel kişiliğin (Şirket, başka dernek vb.) yetkili organının aldığı “Dernek kurma” kararı ve temsilci görevlendirme yazısı.

Tüzel Kişilik Anı: Belgeler eksiksiz olarak mülki idareye teslim edildiğinde, idare memuru evrakları kontrol eder ve anında bir “Alındı Belgesi” düzenler. Bu belgenin üzerindeki tarih ve saat, derneğin hukuken doğduğu, yani tüzel kişilik kazandığı andır. Dernek, bu andan itibaren hak ehliyetine kavuşur.

4.3. Dijital Entegrasyon (DERBİS)

Bildirim esnasında, Geçici Yönetim Kurulu Başkanı adına DERBİS (Dernekler Bilgi Sistemi) şifresi talep edilir. DERBİS, sivil toplumun e-devletidir. Beyannameler, genel kurul sonuçları, üye bildirimleri, adres değişiklikleri, yurtdışı yardım bildirimleri tamamen bu sistem üzerinden yapılır. Şifrenin alınması ve aktif edilmesi, operasyonel sürecin başlaması için zorunludur.

5- Yargısal Tescil ve Hukuki Denetim

Beşinci adım, kazanılan statünün yargı veya idare tarafından onaylanması ve kesinleşmesidir.

5.1. Vakıflarda Tescil Davası (Kurucu Unsur)

Vakıflarda noter işlemi tek başına tüzel kişilik kazandırmaz. Vakfın tüzel kişilik kazanması için yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesi’nde “Vakıf Tescil Davası” açılması zorunludur.

  • Davanın Niteliği: Hasımsız (davalı tarafın olmadığı), çekişmesiz yargı işidir. Ancak mahkeme, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne (VGM) müzekkere yazarak görüş sorar. VGM, fiilen “gizli taraf” gibi sürece katılır.
  • İncelenen Hususlar: Mahkeme; vakıf senedinin hukuka uygunluğunu, amacın yasaklanmış amaçlardan olup olmadığını ve en önemlisi özgülenen mal varlığının (2 Milyon TL) amacı gerçekleştirmeye yeterli olup olmadığını (Bilirkişi marifetiyle) inceler.
  • Maliyetler (2025 Yılı):
    • Başvurma Harcı: 281,80 TL.
    • Maktu Karar Harcı: 281,80 TL.
    • Bilirkişi Ücretleri, Tebligat Giderleri ve Vakıf İlan Bedeli ile birlikte toplam dava maliyeti 15.000 TL – 25.000 TL bandında seyretmektedir.

Karar ve Tescil: Mahkeme tescil kararı verdiğinde, bu karar VGM’ye gönderilir. VGM, vakfı “Merkezi Sicil”e kaydeder. Ardından Resmi Gazete’de ilan edilir. Vakıf, mahkeme siciline tescil tarihi itibarıyla tüzel kişilik kazanır.

5.2. Derneklerde Tüzük İncelemesi (Denetleyici Unsur)

Dernekler tüzel kişiliği “alındı belgesi” ile kazanmış olsa da, bu statü “inceleme şartına bağlı” gibidir. Valilik, 60 gün içinde tüzüğü ve kurucuların adli sicil kayıtlarını inceler.

  • Eksiklik Tespiti: Tüzükte kanuna aykırılık (örneğin zorunlu organların eksik yazılması) veya kurucularda engel hal (örneğin dernek kurması yasak olan bir suçtan mahkumiyet) tespit edilirse, Valilik “30 gün içinde düzeltin” tebligatı gönderir.
  • Fesih Davası: Eksiklikler süresi içinde giderilmezse, Valilik Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir ve Savcılık Asliye Hukuk Mahkemesi’nde derneğin feshi davası açar. Bu nedenle, tüzük hazırlığı (Adım 2) hayati öneme sahiptir.

6- Kuruluş Sonrası İlk Örgütlenme ve Genel Kurul

Tüzel kişilik kazanıldıktan sonra, “Geçici Yönetim”den “Kalıcı Organlar”a geçiş süreci başlar. Bu, demokratik meşruiyetin sağlanması adımıdır.

6.1. Derneklerde “İlk 6 Ay” Kuralı

Dernekler Kanunu, kuruluş bildiriminden itibaren ilk 6 ay içinde ilk olağan genel kurul toplantısının yapılmasını ve zorunlu organların (Yönetim ve Denetim Kurulu) oluşturulmasını emreder.

  • Risk: Bu süre içinde genel kurul yapılmazsa, dernek kendiliğinden sona ermiş (münfesih) sayılır. Mülki idare, derneğin tasfiyesi için mahkemeye başvurabilir.
  • Süreç: Üye kayıtları yapılır, genel kurul çağrısı (tüzükteki usule göre) yapılır, toplantı gerçekleştirilir, organlar seçilir.
  • Bildirim: Genel Kurul Sonuç Bildirimi, toplantıyı izleyen 30 gün içinde DERBİS üzerinden mülki idareye gönderilir.

6.2. Vakıflarda Organların Göreve Başlaması

Vakıflarda organlar (Mütevelli Heyet, Yönetim Kurulu) zaten vakıf senedinde isim isim belirtilmiştir. Tescil ile birlikte bu organlar doğrudan göreve başlar. Vakıflarda derneklerdeki gibi “ilk 6 ayda organ seçme” zorunluluğu yoktur, çünkü organlar atanmıştır. Ancak vakıf yöneticileri, imza sirkülerini çıkarıp VGM’ye “Mal Varlığı Bildirimi”nde bulunmalıdır.

7- Sürdürülebilirlik: Defter Tutma, Mali ve İdari Denetim

Yedinci ve son adım, yaşayan organizasyonun hukuki ve mali sağlığını korumaktır. Bu adım, kurumun devlete karşı hesap verebilirliğinin omurgasıdır.

7.1. Tutulması Zorunlu Defterler ve 2025 Hadleri

Dernekler ve vakıflar, ticari işletmeler gibi defter tutmak zorundadır. Defter tutma usulü, yıllık gelire göre “İşletme Hesabı Esası” veya “Bilanço Esası” olarak değişir.

Dernekler ve Vakıflar İçin Ortak Zorunlu Defterler:

  1. Karar Defteri: Yönetim kurulu kararları tarih/sayı sırasıyla yazılır ve imzalanır.
  2. Üye Kayıt Defteri (Sadece Dernekler): Üyelerin bilgileri işlenir.
  3. Evrak Kayıt Defteri: Gelen-giden evrak takibi.
  4. Demirbaş Defteri: Mobilya, bilgisayar vb. demirbaşlar kaydedilir.
  5. İşletme Hesabı Defteri: Gelir ve giderler satır satır işlenir.
  6. Alındı Belgesi Kayıt Defteri: Bağış makbuzlarının seri numaraları (koçan takibi) işlenir.

Bilanço Esasına Geçiş Hadleri (2025): Kamu yararına çalışan dernekler ve belirli bir gelir büyüklüğünü aşan dernekler/vakıflar Bilanço Esasına (Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir, Envanter Defteri) göre defter tutmalıdır. 

2025 yılı VUK Genel Tebliği uyarınca belirlenen hadler şöyledir:

  • Yıllık Alış Tutarı: 2.000.000 TL’yi aşanlar,
  • Yıllık Satış Tutarı: 2.800.000 TL’yi aşanlar,
  • Gayrisafi İş Hasılatı: 990.000 TL’yi aşanlar Bilanço esasına geçmek zorundadır.

Tasdik Zamanı: Defterler kullanılmaya başlanmadan önce notere veya İl Sivil Toplum Müdürlüğü’ne tasdik ettirilmelidir. Yevmiye defterinin her yıl kapanış tasdiki zorunludur.

7.2. Beyanname ve Denetim Yükümlülüğü

  • Dernek Beyannamesi: Dernekler, her yılın Nisan ayı sonuna kadar, bir önceki yılın faaliyetlerini, gelir-giderlerini, üye sayılarını ve varlıklarını içeren kapsamlı bir beyannameyi DERBİS üzerinden vermek zorundadır. Beyanname vermemek veya gerçeğe aykırı beyanda bulunmak, ciddi idari para cezaları ve yöneticiler için adli soruşturma sebebidir.
  • Vakıf Denetimi ve Payı: Vakıflar, Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişlerince denetlenir. Ayrıca, vakıflar yıllık gayrisafi gelirlerinin belirli bir oranını (Yönetim ve Temsil Payı) VGM’ye ödemekle yükümlüdür.

En Son Eklenen Yazılarımız